Deniz Alanları Kanun Taslağı Hazır

Deniz Alanları Kanun Taslağı Hazır

Türkiye’nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini, yani "Mavi Vatan"ı yasal bir güvence altına almayı hedefleyen kapsamlı "Deniz Alanları Kanun Taslağı" hazırlandı. Henüz Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulmayan bu taslak, Türkiye’nin "denizci devlet" vizyonunu iç hukukta kapsayıcı bir "çatı metin" ile tescil etmeyi amaçlıyor. Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (DEHUKAM) yetkililerinin verdiği bilgilere göre, tasarının öne çıkan bazı önemli maddeleri ve hedefleri şunlar: Mavi Vatan'a Hukuki Zırh: DEHUKAM Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yücel Acer, Türkiye'de 1982 tarihli Karasuları Kanunu dışında denizi kapsayan geniş çaplı bir yasal düzenleme bulunmadığına dikkat çekerek, bu yeni kanunun uluslararası hukukla tam uyumlu sağlam bir dayanak oluşturacağını belirtiyor. Stratejik Sularda Netlik: Yeni kanun ile İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi’nin "Türk iç suyu" statüsü yasal düzeyde kesin olarak teyit edilecek. Aynı zamanda Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nden doğan tüm haklar saklı tutulmaya devam edecek. Tam Yetki ve Kontrol: Türkiye'nin Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölgesi'nde (MEB) yapılacak hidrokarbon arama çalışmaları, balıkçılık faaliyetleri ile rüzgâr ve güneş enerjisi...
Read More
Çağ Üniversitesi Öğrencilerinden Mersin Deniz Ticaret Odası’na Ziyaret

Çağ Üniversitesi Öğrencilerinden Mersin Deniz Ticaret Odası’na Ziyaret

Çağ Üniversitesi ile Mersin Deniz Ticaret Odası işbirliği ile yürütülen “Mersin Deniz Ticaret Odası Deniz Ticareti Hukuku” markalı dersi çerçevesinde, 5 Mayıs tarihinde dördüncü sınıf öğrencilerinin katılımıyla Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO)’na bir ziyaret gerçekleştirilmiştir. Söz konusu ziyaret kapsamında öğrenciler, deniz ticareti sektörünün kurumsal yapısı ve uygulamaya ilişkin süreçler hakkında yerinde bilgi edinme fırsatı bulmuştur. Programın açılışında, MDTO Genel Sekreter Yardımcısı tarafından oda faaliyetlerine ilişkin genel bir bilgilendirme yapılmıştır. Ardından, MDTO avukatı Orhan Gürsoy tarafından öğrencilere yönelik olarak, deniz ticareti hukuku alanında özellikle uygulamaya dönük konuların ele alındığı bir ders gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği bu oturumda, teorik bilgilerin pratikteki yansımalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunulmuştur. Programın devamında, Gezairi Akademi Proje Yöneticisi Bora Güner tarafından lojistik sektörü perspektifinden bir sunum yapılmış; deniz taşımacılığı ile lojistik süreçler arasındaki ilişki öğrencilere aktarılmıştır. Gerçekleştirilen ziyaret, öğrencilerin mesleki gelişimlerine katkı sağlaması ve teorik bilgilerini uygulama ile pekiştirmeleri bakımından verimli geçmiştir....
Read More
Hürmüz Boğazı Krizi

Hürmüz Boğazı Krizi

Başta Rusya Federasyonu (RF) ve onun takipçisi görünümündeki ABD olmak üzere, küresel güçlerin hukuka değil menfaatlerine ve güçlerine güvenerek milletlerarası barış ve güvenliği bozan eylemlere girişmekte olduğu bir dönemden geçiyoruz. Deniz taşımacılığı ve enerji güvenliği, tüm ülkelerin hassas olduğu iki önemli güvenlik sorunu. Yürürlükteki milletlerarası kamu hukuku, insan hakları hukuku, silahlı çatışma hukuku, milletlerarası ceza hukuku, bir bütün olarak insanlığın asgari müştereğini temsil eden esas ve usul kurallarıdır. Hiçbir hukuk kuralı, ihlal edilmeyeceğinin kesin güvencesini veremez. Bu nedenle, güncel milletlerarası durum ve uygulamalara bakıp, hukukun bir anlamı – işlevi kalmadığı sonucuna varmak yanıltıcıdır. Önemli olan sorun hukuk kurallarının ihlal edilmekte olmasından çok, bu ihlallerin gereğinin yapılıp yapılamamasıdır. ABD küresel bir güç olabilir. ABD, askeri / ekonomik gücüne dayanarak önemli kazanımlar da elde edebilir. Benzer değerlendirmeler, İsrail için de yapılabilir. Ancak salt askeri zaferlere (?) dayalı kazanımlar aldatıcıdır. Sadece hukuka, adalete ve insanlığın gereklerine -gerçekten-uygun sonuçları sağlayabilen askeri bir zaferin yarattığı tablo, kalıcı – sürdürülebilir olabilir. Bu unsurlar söz konusu değilse, ayakta alkışlanan (?) askeri...
Read More
Transit Geçiş

Transit Geçiş

Uluslararası Boğazlardan Transit Geçiş Deniz Hukukunda yeni ortaya çıkmış bir kavramdır. Bu yenilik III. Deniz Hukuku Konferansı dönemine rastlamakla beraber daha önce de ele alınıp düzenlenmeye çalışıldığı bilinmektedir. The Institut de Droit International 1894-1912 dönemi çalışmalarında konuyu, Uluslararası Boğazların tanımı, zararsız geçiş, tarafsızlık hakları yönüyle ele alınmıştır(1). The International Law Association 1895-1910 dönemi çalışmalarında konuyu ele almış ve 1906’da muhariplerin boğazları abluka etmemesi kararını almış, daha sonra 1910 yılında boğazlardan serbest geçişin barışta ve savaşta eşit olarak uygulanmasını kabul etmiştir (2). Hague Barış Konferansı 1907 de konuyla ilgilenmiş ve boğazlar sorunu burada mayınların döşenmesi ve tarafsızların hak ve mecburiyetler sorunu ile birlikte ele alınmıştır. Burada bir ölçüde tanımlanabilen husus suyolları olmuştur. “Açık denizin iki kesimini birleştiren bir suyolu esasen zorunlu olarak kullanılan, yaygın olarak kullanılan veya uluslar arası ulaşım için vazgeçilmez olarak kullanılan bir suyolu olmak mecburiyetinde değildir.”(3) Sorun ayrıca Konferans raportörünün raporunda da yer almış ve “bir tarafsızın tarafsızlığını koruyabilmek için zararsız geçişi kendi karasularında yasaklayabileceğini ancak bu yasaklamanın...
Read More
Deniz Sohbetleri/Maritime Talks-I

Deniz Sohbetleri/Maritime Talks-I

Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (DADHAM)’nin aylık olarak düzenlemeyi planladığı “Deniz Sohbetleri/Maritime Talks - 1”in ilki  03 Mayıs 2026 tarihinde saat 20.00’de çevrimiçi olarak yapılmıştır.Tümamiral (E) Dr. Deniz Kutluk’un “Deniz Hukukunun Yükselen Önemi ve Hürmüz Boğaz Krizi” başlıklı konferansına 200 civarında izleyici (akademisyen, avukat ve öğrenci) takip etti.Yaklaşık 2 saat süren etkinlik sonunda katılımcıların sorularını da cevaplayan Dr. Kutluk, Hürmüz Boğazı krizinin, deniz hukukunun hem kamu hem de ticaret boyutunun ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkardığını, bu kapsamda, dünya ticaretine konu olan malların % 90’nın taşındığı deniz ulaştırmasında meydana gelen gecikmenin ve güvenlik tehditlerinin maliyeti (navlun, sigorta ve işletme) çok artırdığını, bunun da ürünlerin fiyatlarına yansıdığını belirtmiştir.Dr. Kutluk ayrıca, uluslararası deniz hukukunda yer alan boğaz geçişlerinin statüsü ve bu bağlamda “zararsız geçiş” ve” “transit geçiş” hakkında bilgi vererek, bunun Hürmüz Boğazına yansımalarını değerlendirmiştir. Konuşmasında, bölgedeki gerilimlerin küresel etkiler doğurduğunu ifade eden Dr. Kutluk, özellikle İran ile ABD arasındaki tansiyonun “seyrüsefer serbestisi” ve “deniz güvenliği” bağlamında önemli hukuki...
Read More
İsrail’in Küresel Sumud Filosuna Müdahalesi: Korsanlık

İsrail’in Küresel Sumud Filosuna Müdahalesi: Korsanlık

İsrail’in Küresel Sumud Filosuna Müdahalesi: Korsanlık Giriş 29–30 Nisan 2026 tarihinde uluslararası sivil toplum aktörleri tarafından organize edilen Global Sumud Filosu, Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla Akdeniz’e açılmıştır. Filo, farklı limanlardan hareket eden yaklaşık 50–70 gemi ve 1000’e yakın aktivistin katılımıyla planlanmış geniş çaplı bir insani girişimdir. Ancak, Doğu Akdeniz’de seyrine devam eden filonun bir kısmı, Girit açıklarında İsrail deniz kuvvetlerinin müdahalesiyle karşılaşmış, yaklaşık 20–22 gemi durdurulmuş ve 175 civarında aktivist gözaltına alınmıştır. Başta Türkiye olmak üzere çeşitli devletler ve uluslararası örgütlerin kınadığı müdahalenin Gazze’ye yüzlerce mil uzaklıkta gerçekleşmiş olması, uluslararası hukuk bakımından tartışmaları daha da yoğunlaştırmıştır. Bu çalışmada, İsrail’in Gazze’de 3 yıla yakın süredür uyguladığı soykırımın[1] durdurulması amacıyla ilan edilen ateşkes sonrasında başlatılan ama İsrail tarafından engellenen insani yardımın Sumud Filosu inisiyatifince bölgeye ulaştırılmasına İsrail’in müdahalesi değerlendirilecektir. Gazze’nin Ateşkes Sonrası Durumu Gazze’de uzun süredir devam eden yoğun askeri operasyonların ardından ilan edilen ateşkes, uluslararası kamuoyunda özellikle sivillerin korunması ve insani yardımın ulaştırılması bakımından önemli bir gelişme olarak değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, ateşkesin ilan edilmiş olmasına rağmen,...
Read More
Deniz Sohbetleri / Maritime Talks – I

Deniz Sohbetleri / Maritime Talks – I

Çağ Üniversitesi bünyesinde kurulan Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (DADHAM)'nin aylık olarak yapmayı planladığı "Deniz Sohbetleri/Maritime Talks" etkinlik serisinin ilki 03 Mayıs 2026 tarihinde saat 20.00'de çevrimiçi (online) olarak yapılacaktır. Etkinlikte deniz hukuku ve enerji güvenliği alanlarında çalışmaları olan ve NATO Karargahı'nda üst düzey yöneticilik yapan Tümamiral (E) Dr. Deniz Kutluk'u konuk edilecektir. Etkinlik “Deniz Hukukunun Yükselen Önemi ve Hürmüz Boğazı Krizi” başlığıyla gerçekleştirilecektir. Etkinliğe akademisyenler, öğrenciler ve konuyla ilgilenen tüm paydaşlar davetlidir....
Read More
Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (DADHAM)’nin Değerlendirmesi

Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (DADHAM)’nin Değerlendirmesi

Doğu Akdeniz’de Artan Gerilim ve Kıbrıs’ın Stratejik Önemi Bir süredir aşınmakta olan ve giderek zayıflayan “kural temelli uluslararası düzenin” tabutuna adeta son çivinin çakıldığı ABD ve İsrail - İran savaşı, yalnızca Ortadoğu’nun değil Doğu Akdeniz’in de güvenlik dengelerini derinden etkilemeye başlamıştır. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının ardından İran’ın savaşı bölgeye yayma yönündeki hamleleri ve Kıbrıs çevresini de kapsayan füze ve insansız hava aracı saldırıları, Doğu Akdeniz’i kısa sürede uluslararası güvenlik gündeminin merkezine taşımıştır. Bünyesinde önemli deniz ticaret yollarını ve enerji nakil hatlarını barındıran Doğu Akdeniz’de yaşanan bu gelişmeler üzerine Avrupa Birliği ülkelerinin bölgeye deniz unsurları göndermesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan ERHURMAN tarafından yapılan açıklamalar ve Türkiye’nin KKTC’ye F‑16 savaş uçakları konuşlandırması, bölgede hızla değişen stratejik ortamın göstergeleri olmuştur. Türk Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin TOKEL’in KKTC’ye gerçekleştirdiği ziyaret de bu çerçevede değerlendirilmesi gereken önemli bir gelişmedir. Yaşanan gelişmeler, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs’ın yalnızca bölgesel değil küresel ölçekte stratejik bir jeopolitik alan olduğunu bir kez daha...
Read More
Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Konferansı Çağ Üniversitesi’nde Gerçekleştirildi

Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Konferansı Çağ Üniversitesi’nde Gerçekleştirildi

Çağ Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren Doğu Akdeniz Deniz Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi (DADHAM) tarafından düzenlenen “Doğu Akdeniz ve Kıbrıs Konferansı”, 9 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirildi. Akademisyenler ve alanında uzman isimlerin katıldığı konferansta Doğu Akdeniz’deki güncel gelişmeler, deniz yetki alanları ve bölgesel jeopolitik konular ele alındı. Konferansın onur konuğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 5. Cumhurbaşkanı Sn. Ersin Tatar, yaptığı konuşmada Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin Kıbrıs Türk halkı açısından önemine dikkat çekti. Tatar, Kıbrıs Türk halkının hak ve menfaatlerinin korunmasının önemini vurgulayarak bölgedeki gelişmelerin uluslararası hukuk ve dengeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Program kapsamında ayrıca deniz hukuku, Doğu Akdeniz’deki yetki alanı tartışmaları ve bölgesel güvenlik konuları uzman isimler tarafından ele alındı....
Read More